KÜBA BEKLE BENİ
Üzerimde kısa
kot şort, tişört kombinesi, elimde fotoğraf makinesi durmadan kareliyorum
zamanı, belki de tekrardan gelip görme fırsatım olmayacak, her anı
yakalamalıyım, kendime bunu tembihlemişim, gözlemlerimi iyi yapmışım,
sokakların isimlerini not ediyorum mesela, dükkanların isimlerini, sokaktaki
çocukların bağırışlarını duymam gerekiyor, bir sokak sanatçısı ilişmeli gözüme,
gözüm, dudağındaki puronun verdiği hoşnutla gitar çalan bir yaşlıyı bulmalı,
onu görmeli, onu bütün vicudumla dinlemeliyim, cebimde birkaç latin parası
olmalı, bozukluk, o adama vermeliyim, susayıp bakkaldan su almalıyım kendime,
kaç para diye sormalıyım elimdeki sözlüğe bakarak, adamın gülümsemesini
görmeliyim, siyah renk klasik otomobil gördüğümde onun önünde fotoğraf çektirmeliyim,
bunu birinden rica etmeliyim, özgürlük meydanına gitmeliyim mesela, denizi
görmeliyim, belki Fideli’de görürüm, niye olmasın makam arabasıyla bir yere
gidemez mi, gider tabi belki tam o anda önümden geçer otomobiliyle, sol elimde
yumruk yaparak havaya kaldırırım, belki Fidel durdurur arabasını, belki onunla
tanışma fırsatım olur. Uçuk fikirler bunlar, neyse biz müziğimizi dinleyelim.
Afiyet olsun gezgin insan, afiyet olsun bağdaş kuran hayal…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder