14 Eylül 2012 Cuma






Düşkünlük ayrı bir bildir.

Gücün varsa gel
Yalandan da olsa tekrar et söylediklerimi
Fa…
Mi…
Re…
Gerisi sana kalmış,
Kalanlarla yaşamayı öğrenmiş biri olarak başarabileceğin bir iş,
Do…
Senin olsun.
Artık inceldim
Kopma noktasıyla kan bağındayım
Bir ilmeğin uçunda, kravattan sıyrılan düşler
Damlayan mürekkep
Üç nefesten en sonuncusunda,
Ancak hayat bulabilen bir kelime
Son…

12 Eylül 2012 Çarşamba


 Hiç görmedim ama bilirim
         Çitlemesi geçmiş bayat çekirdek muhabbetlerinde
         Anlatılanlardan duydum.
         Adı ve sanığı gizli,
         Bir cinayetin mağduru,
         Kısa pantolonlu, elleri ceplerinde,
         Yürür yalın ayak,
         Bastığı yer tanrının laneti.
         Sorsalar tanımaz öyle birini.
         (Ankara desen,
         “iyi kalpli üvey anne”)
         Hep yanlış anlaşılmış ve bu nedenle de
         Sürekli iteklenmiş, dışlanmış, piçlenmiş bir hayalzedenin
         Düşlerindeki kırıklardan sızan yaşama çabasına,
         Bir demlik çay ikramı kadar dostça yaklaşımlarda
         Öldürülen selamların hesabı tutulsa,
         Ondan gayrısı kimse çıkamaz yalnızlıklar makamına.